Skip Navigation LinksAnaSayfa > Haberler

Sinop’ ta Tedavisi Tamamlanan Karaca Yeniden Doğaya Salındı…

Aralık 18, 2019

Sinop’ ta, Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) 10. Bölge Müdürlüğü Sinop İl Şube Müdürlüğünce tedavisi tamamlanan karaca yeniden doğaya salındı. 



Sinop’ un Ayancık ilçesi Harzana Köyü mevkiinde araç çarpması sonucu yaralı halde yol kenarında DKMP Sinop İl Şube Müdürlüğü ekiplerince bulunan karaca, ivedilikle Sarıkum Yaban Hayatı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi’ ne nakledildi. Sarıkum Yaban Hayatı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezin’ de veteriner hekimce gerçekleştirilen muayenesinde karacanın herhangi bir ortopedik sorunu olmadığı, ancak travmaya bağlı şok geçirdiği tespit edildi.  



Sarıkum Yaban Hayatı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezinde destekleyici tedavi ve rehabilitasyon sürecinin ardından sağlığına kavuşan karaca, DKMP 10. Bölge Müdürü Hasan Başyiğit, Bölge Müdür Yardımcısı Melikunnas Özkaya, Av ve Yaban Hayatı Şube Müdürü Suat Açıkgöz ve DKMP Sinop İl Şube Müdürlüğü ilgili personellerince doğal ortamına salındı.



Sırtlarında beyaz benekleri ile doğan yavru karacalar. Doğumdan sonraki birkaç saat içinde annesini emmeye başlarlar. Beslenmeye giden anne karaca yavrusunu otların arasında yalnız bırakır. Anneden ayrı kaldığı süreçte; annesini kaybettiği, tek başına kaldığı ve yardıma ihtiyacı olduğu düşünülerek doğal ortamlarından alınan yavru karacalar insan elinde büyütülmeye çalışılıyor. Ancak yeterli anne sütü almamış yavruların doğal yaşama tutunması çok zordur. Yaban hayatına destek olmak için yapılması gereken, karaca yavrusu veya yavruları görüldüğünde acil yardım ve tedaviye ihtiyacı yoksa bulunduğu yerde bırakılmalı ve dokunulmamalıdır. 
Karaca yavruları 2 aylık olduklarında ise benekleri silinir, yavru ayaklanıp annesi ile birlikte dolaşmaya başlar. 
Karacalar ülkemizdeki en küçük geyik türüdür. Yükseklikleri 60–90 cm ve kuyrukları 2–3 cm uzunluğundadır. Ağırlığı 20–25 kg arasında değişmekle birlikte, bazen 35 kg’a kadar çıkabilmektedir. Dişiler daha narin yapılıdır. Tüyleri yazın kırmızımtırak, kışın ise gri renktedir. Karaca ilk boynuzunu 9–10 aylık iken düşürür. Boynuzlarının yüzeyinde kabarcıklar bulunur. Boynuzlarının uç kısmına yakın dallar kısadır. Bacakları uzun, gözleri büyük, üst göz kapaklarında uzun kirpikler vardır. Kulakları oldukça büyük, öne dönük ve yukarı kalkıktır. Kuyruğun bağlandığı kısımda “ayna” denilen geniş beyaz bir benek vardır. 
Karışık ağaç türlerinin oluşturduğu, içerisinde çayır ve tarlalar bulunan ormanlarda, bataklık ve genç koruluklarda yaşarlar. Yazın ormanların yüksek yerlerinde, kışın ise vadilerde bulunurlar. Karacalar saf iğne yapraklı ağaçlardan kurulu ormanlarda yaşamayı tercih etmezler. Akdeniz ve Karadeniz bölgesinde bu şartlara haiz ormanlarda rastlanabilirler. 
Çiftleşmeleri hazirandan ağustos ayına kadar devam eder. Doğum çiftleşmeden 40–44 hafta sonra olur. Mayıs ve haziran başında 1 veya 2; ender olarak 3 yavru doğururlar. Yavrular doğumdan birkaç saat sonra annesini izlemeye başlar. Genç karacalar 1 yavru yapar. Karacalar erkek, dişi ve yavru birlikte olmak üzere aile halinde yaşarlar. Dişiler doğumu sürüden ayrı yerde gerçekleştirir. Kışın aile grupları birleşerek daha büyük sürüler meydana getirirler. Ömürleri 15–16 yıl civarındadır.